14 Temmuz 2017 Cuma

Cemal Kamacı (1943 - .... ) (63,5 KİLO AVRUPA BOKS ŞAMPİYONU



Cemal Kamacı (1943 - .... ) (63,5 KİLO AVRUPA BOKS ŞAMPİYONU


1943 yılında Trabzon’un Maçka ilçesinin Kapı Köyü’nde ailenin onuncu çocuğu olarak dünyaya geldi. Spora İstanbul’da futbolla başladı. Top oynarken ayağını kırınca futbola veda etti. 

Boksa Fatih Güreş Kulübü'nde Ali Hoca’nın teşvikleriyle başladı. Kısa bir süre sonra Fenerbahçe'ye geçti ve boks takımının kaptanlığını üstlendi. 1962'de Milli Takım'a seçilen Cemal Kamacı, 1966 yılı sonuna kadar bütün millî karşılaşmalarda 67 veya 71 kilolarda dövüştü. Bu süre içinde iki kez Balkan ikinciliği kazandı. 

1967 yılında Türkiye'de profesyonel boks lisansı verecek bir kurum olmadığı için lisansını Viyana'dan Avusturya adına çıkarttıran Kamacı, böylece profesyonel oldu. 

1972 yılında Avrupa Şampiyonu Fransız Roger Zami'yi İstanbul'da yenerek, 63.5 kilo Avrupa Profesyonel Boks Şampiyonu oldu. 1973 yılında ünvanını İspanyol boksör Ortiz'e kaptıran Kamacı, yılmayarak 1975'te Köln’de İspanyol Gomez Fouz'u yenerek bir kez daha ünvanını geri aldı. 

Avrupa Profesyonel Boks Şampiyonluğu ünvanını 1976 yılı içinde yaptığı üç maçta da korudu. 63.5 kg'da dünya sıralamasında dördüncü sıraya kadar yükseldi. 

Avrupa Şampiyonu ilk Türk boksörü olan Kamacı, 11 Kasım 1976'da İstanbul’da düzenlediği bir jübile maçından sonra boksu bıraktı.

CEMAL KAMACI'NIN HİDAYETE ERİŞİ:

Öyle bir an...Öz çocuğumun ölümü...Pörsüyen ruhumun canlanışında itici güç olacaktır.

Üzerine titrediğimiz,hayat dolu,3 yaşında güzel bir kızımız vardı.Her masum yavru gibi o da bizim mutluluğumuzdu.Kapı çalınsa, "Baba baba!" diye seslenirdi,yeni başladığı o tatlı şivesiyle...İçim geçer o an...Yavrum ne tatlı da sarılırdı boynuma,gözüme bakar,yanaklarımdan öperdi.Elimizden çikolatayı alırken bile gözlerini gözlerimden ayırmazdı.Rabbim... Bizi ikaz mı ediyordu? Lâkin anlıyamıyorduk.

Bir gün hasta haberi geldi.Koştum,kucağıma aldım.Annesi ve ben,içi hallaç pamuğuna dönmüş bir haldeyiz.İlk defa girdiğim hastane koridoru;Zeynep Kamil Hastanesi.Kucağımda bitkin yavrum,bir ara gözlerini açtı...Sanki acı içinde kıvranan o değildi.Tatlı bir tebessüm...Neyi müjdeliyordu?Heyhat,anlayacak halde değildik.Doktorlar.... İzafi iltifatlar...Muayene...Büyürse bir şey yapamayız.İki saat sonra o masum yavru Ahirete göç etti.............

İşte annesinin ruhunu ihtizaza getiren,canlandıran yavru...Ve kendisinin ebedi âleme göçtü.İşte babasının gönlünü harekete geçiren bir yavru el... O,anne ve babanın âhireti kazanmaları için,hakikatı kavrama noktasında gönderilmiş pak bir yavru idi.
Rabbimin dileğiyle yaşayabilmemiz için hayatını adeta feda etmişti.Biz,buna daha sonraları öz ifadesiyle 
"kader"diyeceğiz...Allah(c.c)'ın takdiri... 

O gece,geç vakitlere kadar oturduk...Lüks,dayalı döşeli evin içi bize zindan görünmeye başladı. Bu hâl neyin nesi?Biz kimiz?Nereye gidiyoruz?Yavruyu yaratan,sonra da onu elimizden alan Yaratıcı,bizi de bu şa'şaadan koparacak,huzuruna almayacak mı?

İç muhasebe derinleştikçe uykum kaçıyor.Saat gecenin yarısını bir hayli aşmış,yatağa giriyorum.Yatak sanki çuvaldızla dolmuş...Yorgan,ağır mı ağır...İçinde yün değil de kurşun var.O çok güvendiğim cüssem,pazularım;kuvvetlendirmek için spor sahalarına yıllarımı hapsettiğim vücudum eziliyor,eziliyor.Bir düşünce akımı başlıyor beynimde...Kendi kendime şöyle sesleniyorum:

"Kamacı! Bugün yavrun,yarın sen! O yavrunun hesabı kolay...Masum...Ya sen?Allah(c.c)'ın nimetlerini sorumsuzca tüketen sen! Şöhretin girdabında kendinden geçen sen!Sen ne yapacaksın?Hesap günü,Rabbinin sorgu meleklerine gezdiğin arz parçalarını,dünyayı mı anlatacaksın?Rabbim şu kadar madalya aldım,bu kadar kupam var.Kaç defa Avrupa Şampiyonu oldum,hatırlıyamıyorum.Dünya Şampiyonu olacaktım,ölüm geldi mi diyeceksin?Yoksa senden övgü ile bahsedenlerden,çılgınca neyi alkışladığını bilmeyenlerden yardım mı isteyeceksin?Kurtaracak mı bunlar seni? Bu mu hayat? Bu mu yaşamanın gayesi? Yok artık...Şartlar ne olursa olsun...Sen yaratıcının,Allah(c.c)'ın emrettiği gibi yaşamalısın.Kalk!.. Allah'ın emirlerini öğren ve hayatına tatbik et!.."

Yataktan doğruluyorum.İçimden geçenleri,düşüncelerimi hanımıma anlatmak istiyorum.İnsan bir bütün;o hayatımın bir parçası.Söze başlamak için münasip zemin ararken,içimden geçenlerin benzerini ondan dinlemeye başlıyorum.Allah(c.c)'a hamd ediyor,tövbe istiğfar ediyoruz.

O günden sonra İslam'ı öğrenmeye,öğrendiğimizi hayata aktarmaya çalışıyoruz.Okuyor,bilenlere soruyor,onları dinliyoruz.Bir gün,mübarek bir zâtın konuşmasına gittik.Hayatımıza ölçü olacak sözleri ondan dinledik:
"Ashab,o insanların birbirini yediği dönemde altın bir çığır açmışlardı.Efendi,köle,İslam'a koşuyor... O nurla nurlandıktan sonra çile,eziyet ve sıkıntıların en ağır acılarını sadre şifa,âb-ı hayat(hayat suyu) gibi yudumluyorlardı.Nebi'nin(s.a.v)etrafında halka olmuş...Günlerce aç kalmış,yurdunu yuvasını terkedip hicret etmiş...Malını mülkünü düşünmemiş,şöhret ve makamını elinin tersiyle itmiş...Oruçlu halde,şiddetli sıcak altında,yılmadan cihada koşmuş bu insanlar...

Biliyormusunuz,bu hale bildikleri kaç ayetle gelmişlerdir:18-20 ayet...Onlar,öğrendiklerini yaşıyorlardı.Yaşadıkları gibi inanıyorlardı.Küfrün hakim olduğu çağda,18-20 ayetle,Medine'de ilk İslam devletini kurmayı Allah(cc) onlara nasip eyledi"

Hayatım boyunca bu ifadeyi unutmadım.İslam'ı yaşamak demek,bildiğini hayatına aktarmak demektir;hem o bir bütündür,parçalanamaz.Öyleyse bütüne ait ölçüleri öğrenmek,uygulamak gerekir.Yol uzun...Sabır ister,çile ister,ızdırap ister...Bizden öncekiler de o yoldan geçmiş,çile çekmiş,ızdırap duymuş.Ama sonunda saadet âleminin bâki hayatına sahip olmuştur.

Adım attık ailece o mutlu yola. O gün bu gün Allah'ıma hamd ve şükreder "Rabbim;beni,ehlimi ve çocuklarımı İslam üzere daim eyle;imanla Ahiret hayatına irtihalimizi nasip eyle" diye dua ederim.

"ÖLÜMLE BAŞLAYAN HAYAT" KİTABI- CEMAL KAMACI

Türk boks tarihinin ilk Avrupa Şampiyonu Cemal Kamacı: 'Hayata spor ile tutundum'




Türk boks tarihinin ilk Avrupa Şampiyonu Cemal Kamacı: 'Hayata spor ile tutundum'

Türk boks tarihinin ilk Avrupa Şampiyonu Cemal Kamacı, kızını kaybettikten sonra spora tutunduğunu ve ardından başarıların geldiğini söyledi.

Eski profesyonel boksör Cemal Kamacı, spor hayatını ve geçirdiği acı tecrübeleri İHA'ya anlattı. 73 yaşındaki eski sporcu, ilerleyen yaşına rağmen her sabah 10 kilometre koşt
uğunu, mekik ve şınav çektiğini ifade etti.

Her çocuk gibi spor hayatına futbolla başladığını belirten 73 yaşındaki eski boksör, "Amatör olarak futbol oynamaya başladım ve sağ bek olarak görev yapıyordum. Ama bunu sonuna kadar götürmek kolay değil. Benim futbola fiziğim müsait değildi, çünkü boyum kısa ve şişmandım o zamanlarda. 13-14 yaşında Zeytinburnu'nda maç yaptık. O zaman rakibime yaptığım bir müdahalenin ardından ayağım kırıldı. 9 ay koltuk değnekleri ile gezdim. Ailem o zaman bana futbolu yasakladı. Gencim ve her genç gibi spor ile ilgili bir şeyler yapmak istiyorum. Ağabeyimin teşviki ile boksa gitmeye başladım" dedi.

"HAYATA SPOR İLE TUTUNDUM"

Vefat eden kızını konuşurken gözleri dolan eski boksör Kamacı, "Almanya'dayken bir ailenin evine gittim ve orada kaldım. O ailenin kızı ile evlendim bu evlilikten Meltem isminde bir kızımız dünyaya geldi. Meltem 3 yaşındayken, Avrupa Şampiyonu olunca İstanbul'a yerleştik. Bu sırada bir gün hanımım bana Meltem'in ateşinin çıktığını söyledi ve hastaneye götürdük. Doktora gittiğimizde kızımızın menenjit olduğunu söyledi. Gereken her şey yapıldı. Tıbbın yapacağı bir şey kalmadı ve yavrumuz hayatını kaybetti. O zaman ölümle başlayan hayat diye bir kitap yazdım. Hem spor hayatımda hem de yaşantımda birçok değişiklik oldu. Hayata spor ile tutundum" diye konuştu.

"İLK PROFESYONEL LİSANSIMI VİYANA'DA ALDIM"

Kamacı, ilk kez Viyana'da profesyonel lisans aldığını ve profesyonel hayata başladığını hatırlatarak, "O zamanlar Türkiye profesyonel lisans veremiyordu, hala daha veremiyor. Boks çok kolay bir spor değil. Ben Avrupa Şampiyonu olduğum zaman boks Türkiye'de birinci, futbol ikinci sıradaydı. Şimdi 24. sırada... Bir Cemal Kamacı yok diye değil, bir sürü boksörümüz var. Burada idarecinin bir hatası var" ifadelerini kullandı.

"YAVRULARIMIZA İLK ÖNCE AHLAK VE MANEVİYATI ÖĞRETMEMİZ GEREKİYOR"

Çocuklara ilk önce ahlak ve maneviyatın öğretilmesi gerektiğini vurgulayan Kamacı, "Ondan sonra da spora göndermemiz gerekiyor. Spor sağlıktır. Ben spor yapmasaydım sigara da içerdim, alkol de alırdım. O zamanlar ortam öyleydi. Spor yaptığım için sigara ve içki içmedim. Her zaman sağlıklı bir şekilde yaşadım. Gençlerimizi spora yönlendirelim" dedi.

"AİLENİN GÖREVİ BÜYÜK"

Eski boksör, sporun hayatında neler değiştirdiğini de anlatarak, "Spor sağlıktır, spor sıhhattir, seyahattir. Ben köylü çocuğuyum. 10 sefer Amerika'ya gittim. Bu spor sayesinde oldu. Sporu gençlere, çocuklara aşılamamız lazım. Burada aileye büyük görev düşüyor, öğretmene büyük görev düşüyor. Televizyonda izlediklerimizin büyük rolü var. Sporu sağlık yönünden ele almak lazım. 70 yaşına geldim hastalık nedir tanımıyorum, bu beslenme ve spor ile oldu" diyerek sözlerini tamamladı. 

MEHMET ŞİRİN TOPALOĞLU
İSTANBUL


http://www.iha.com.tr/haber-turk-boks-tarihinin-ilk-avrupa-sampiyonu-cemal-kamaci-hayata-spor-ile-tutundum-528775/

CEMAL KAMACI'NIN MAÇLARI (63,5 KİLO AVRUPA BOKS ŞAMPİYONU)




12 Temmuz 2017 Çarşamba

KERİM ABDÜLCABBAR




KERİM ABDÜLCABBAR

Kareem Abdul-Jabbar, ABD'li eski profesyonel basketbolcu. National Basketball Association takımlarından Milwaukee Bucks ve Los Angeles Lakers'da 20 sezon forma giymiştir. 

Doğum tarihi: 16 Nisan 1947 (70 yaşında), New York, New York, ABD


Boy: 2,18 m

Tam adı: Ferdinand Lewis Alcindor, Jr.

Eş: Habiba Abdul-Jabbar (e. 1971–1978)

Ödüller: NBA En Değerli Oyuncu Ödülü,

Basketbol kariyeri dışında Abdul-Jabbar, aktörlük yapmıştır.
5. yılında Abdul-Jabbar, üçüncü kez NBA En Değerli Oyuncu Ödülü'nü kazandı.

Müslüman olmadan önce Lew Alcindor olarak bilinen basketbolcu 1971'de İslamiyeti seçtikten sonra Kareem Abdul-Jabbar ismini almıştır.

Kerim'in müslüman oluşunda bir diğer etkili isim ise yaptıkları ve yazdıklarıyla Malcolm X'ti.

Kerim Abdul Cabbar nasıl müslüman olmaya karar verdiğini El-Cezire’ye verdiği röportajda anlattı: “Lew Alcindor iken Kerim Abdul Cabbar olmak bir ünlünün ismini değiştirmesi gibi değildi, bu kalbin, aklın ve ruhun bir değişimiydi. Ben bundan 40 yıl önce Müslüman oldum ve bu seçimimden çok memnunum.”

Kerim Abdul Cabbar Katolik bir aileye sahipti, rahip ve rahibelerin eğitim verdiği Katolik bir okula gitmişti. İslam’la ilk olarak üniversite yıllarında UCLA’de tanıştı, Kuran okumaya bu yıllarda başladı. 1971 yılında, 24 yaşındayken Müslüman olmaya karar verdi ve Kerim Abdul Cabbar ismini aldı.

Kerim Abdul Cabbar Müslüman olmaya karar verişinden her zaman sevinç ve mutluluk duyduğunu ifade ediyor ve şunları söylüyor: “Müslüman olmayı seçtiğimde aynı zamanda diğer insanlara dinimi anlatmaya da başladım, onları Müslüman yapmaya çalışmak değil fakat onlarla bir arada saygı, barış ve sevgi dolu bir ortamda bir arada olmaya çalıştım.”

1970’te profesyonel oldu. Milvaukee Takımı’ nda parladı. 1975’te Los Angeles Lakers’a transfer oldu. 2.20 metrelik boyu ve büyük zıplama yeteneğinin yanı sıra, çok isabetli şutlarıyla da kendini gösterdi. 

Basketbol dünyasının gelmiş geçmiş en büyük yıldızlarından biri olarak tanındı. 1981’de NBA’nın (ABD Profesyonel Basketbol Ligi) 35. yıldönümü kutlanırken yapılan ankette, Wilt Chamberlain, George Mikan, Bob Cousy ve Elgin Baylor ile birlikte profesyonel ligde “tüm zamanların en iyi beşi”ne seçildi.

1989’da basketbolu 42 yaşında bıraktı. 20 yıllık profesyonel basketbol yaşamında, erişilmesi güç rekorların sahibi oldu: 38.387 sayı (15.832’si 3’lük atış, 4.655’i faul atışı); 18 kez NBA Ligi’ nde oynama; 9 kez sayı krallığı; 3’ü üniversite, 6’sı NBA Ligi’nde toplam 9 kez şampiyonluk yaşama; 57.446 dakika ile sahada en uzun kalış; 1 maçta 55 ribaunt alma; 6 kez yılın basketbolcusu seçilme.

1972’de, Müslümanlığı benimsedi, ırk ayrımına karşı etkin çaba gösterdi. 1977’de Türkiye’ye gelerek Mevlana’ nın türbesini ve büyük camileri gezdi.

Kendine has çengel atışıyla özdeşleşmiştir..

Tüm zamanların en iyi oyuncularından kabul edilen Abdul-Jabbar UCLA'da 1965-69 yıllarında basketbol literatüründe 5 numara ile tabir edilen merkez pozisyonda oynadı. Kariyeri boyunca 38.387 sayı kaydetti, ki bu rakam NBA'da bir oyuncunun kariyeri boyunca ulaşabildiği en yüksek rakamdır..

6 defa en değerli oyuncu olma başarısını göstermiş, NBA'de 20 sezon geçirip 1989'da profesyonel basketboldan ayrıldıktan sonra basketbol antrenörlüğü, yazarlık ve oyunculuk yapmıştır..

NBA kariyerine başlamadan önce Harlem Gezginleri kendisine onlarla beraber oynaması karşılığında 1 milyon dolar önermiş olsa da o bu teklif onu son derece güldürmüştür.Kerim bu şaçma teklifi reddetti ve 1969'da Milwaukee Bucks tarafından draft edildi..

NBA'e girdiği ilk yıl oldukça başarılı bir performans gösteren Alcindor sayı krallığında ikinci, ribaunt krallığında ise ikinci oldu ve yılın çaylağı seçildi.

1970-71 sezonunda MVP seçildiği ve şampiyon olduğu maçtan bir gün sonra 1 Mayıs 1971'de ismini Kareem Abdul-Jabbar olarak değiştirmiştir.

Efsane Bruce Lee ile ölüm oyunu (Game of Death) adlı filmde rol almıştır. Ayrıca, Bruce Lee'den dövüş dersleri aldığı da bilinir.

1975 yılında Los Angeles Lakers'a geçen yıldız oyuncu, takıma 1979'da Magic Johnson'ında dahil olmasıyla beraber NBA'de iyice dominant duruma gelmiştir ve 6 şampiyonluktan sonra profesyonel basketbol yaşamına veda etmiştir.


İstatistikler

Forma Numarası - 33

Oynadığı maç sayısı - 1560 (NBA tarihinde 2.en çok maç oynayan oyuncu)
Şut yüzdesi % - 55,9 (NBA tarihinde 8.) 
Serbest Atış Yüzdesi % - 72.1 
Ribaunt - 17.440 (NBA tarihinde 3.) 
Maç başına ribaunt - 11.2 (NBA tarihinde 24.) 
Asist - 5660 (NBA tarihinde 31.) 
Maç başına asist - 3.6 
Top çalma - 1160 
Maç başına top çalma - 0.74 
Blok - 3189 (NBA tarihinde 3.) 
Maç başına blok - 2.57 
Maç başına sayı - 24.6 (NBA tarihinde 12.)

Abdul-Jabbar'a ait NBA rekorları :

En fazla sayı atan oyuncu - 38.387 
En fazla süre oynayan 57.446 dakika 
En fazla All-Star seçilen (19) 
En Fazla All-Star maçı oynayan (17) 
En fazla Play-Off maçı oynayan (237)

Başarıları ve ödülleri :

6 kez NBA şampiyonluğu 
6 kez NBA MVP 
19 kez NBA All-Star 
2 kez NBA Finalleri MVP 
10 kez En İyi Beş 
5 kez En İyi İkinci Beş 
5 kez En İyi Savunma Beşi 
6 kez En İyi İkinci Savunma Beşi 
1 kez NBA Yılın Çaylağı (1970)
3 kez NCAA Erkekler Basketbol Şampiyonluğu 
3 kez NCAA Basketbol Turnuvası MOP 
1 kez Naismith Yılın Kolej Oyuncusu (1969) 
2 kez Yılın Kolej Oyuncusu 
NBA Tarihinin En İyi 50 Oyuncusu 

Evet gerçekten inanılmaz bir basketbolcuydu Kareem Abdul Jabbar, yeni nesil bunu fazla bilmese bile bu bilgilerle umarım onu daha yakından tanımış olucaklar.

Serbest Atış Yüzdesi % - 72,1
3'lük yüzdesi % - 5,6
Ribaunt - 17.440 (NBA tarihinde 3.)

Maç başına ribaunt - 11,2 (NBA tarihinde 24.)
Asist - 5660 (NBA tarihinde 31.)
Maç başına asist - 3,6

Top çalma - 1160
Maç başına top çalma - 0,74
Blok - 3189 (NBA tarihinde 3.)

Maç başına blok - 2,57
Maç başına sayı - 24,6 (NBA tarihinde 12.)

Abdülcabbar'a ait NBA rekorları

En fazla sayı atan oyuncusu - 38.387
En fazla süre oynayan (57.446)

En fazla All-Star seçilen (19)
En Fazla All-Star maçı oynayan (17)

En fazla Play-Off maçı oynayan (237)
Tüm Zamanların Sayı Kralı Efsane Adam


http://www.ahaber.com.tr/galeri/spor/kerim-abdulcabbar

.http://www.nbaarena.com/haber/372/kareem-abdul-jabbar-kimdir


26 Nisan 2017 Çarşamba

Yusuf İslam - Taleal bedru aleyna


Yusuf İslam salli ala Muhammed


YUSUF İSLAM (CAT STEVENS)




YUSUF İSLAM (CAT STEVENS)



Cat Stevens veya Yusuf İslam (doğum adı Stephen Demetre Georgiou, d. 21 Temmuz 1948, Londra), İngiliz şarkı sözü yazarı ve müzisyen. Genellikle müzik kariyerinin başlangıcında aldığı sahne adı Cat Stevens ile bilinir. 1977 yılında Müslüman olmuş ve bundan iki yıl sonra da adını Yusuf İslam olarak değiştirmiştir.



Georgiou, çoğu 1960'lı ve 1970'li yıllarda olmak üzere çoğunluğu Cat Stevens mahlasıyla 60 milyondan fazla albüm sattı. "Wild World", "Father and Son", "Morning Has Broken", "Peace Train" ve "The First Cut Is the Deepest", "Lady D'Arbanville" gibi ünlü parçalarıyla hatırlanır. Sanatçı 2014 yılında Rock and Roll Hall of Fame(Rock and Roll Efsaneler Müzesi)'ne dahil edilmiştir


Çocukluğu ve gençliği

1948'de doğmuş, Kıbrıslı Rum bir babanın ve İsveçli bir annenin üçüncü çocuğu olan Cat Stevens'ın asıl adı Steven Demetre Georgiou'dur.


Babası Yunan Ortodoksu olmasına rağmen Steven bir Katolik okuluna gitti. 8 yaşındayken annesi babası boşandı, bir süre beraber yaşadılarsa da annesi oğlunu alıp İsveç'e döndü. 16 yaşındayken okulu bıraktı, daha sonra Sanat Okulu`na girdi ama oradan da ayrıldı.


Müzik kariyeri


İlk hit parçasını ve albümünü 18 yaşındayken yaptı. "I Love my Dog" şarkısı Cat Stevens'ın doğuşu anlamına geliyordu. 1966 yılında Matthew and Son albümünü piyasaya sürdü. 



Bu dönemde Cat Stevens ismini aldı. 1967'de yayımlanan New Masters albümü fazla tutulmadı, bu albüm sonradan birçok kişi tarafından yorumlanan The First Cut Is the Deepest parçasıyla hatırlanır.



1968'in başında 19 yaşındayken Stevens tüberküloza yakalandı. Aylarca hastanede yattığından müziğe tekrar dönmesi 1970`i buldu.



1970'te yayımladığı folk müzik temeline oturtulmuş, önceki albümlerinden de biraz farklı sayılan Mona Bone Jakon yayımladı. Bu albümde o dönemki aşkı Patti D'Arbanville için yazılmış (daha sonra bir klasik halini alan) "Lady D'Arbanville" parçası da yer alır. Cat Stevens, 1970'in ikinci yarısında yayımladığı uluslar arası bir başarı yakalayan Tea for the Tillerman albümüyle yoluna devam etti. Wild World parçası bu albümdeki en beğenilen ve popüler parça oldu.



Kendine has bir müzik oluşturan Stevens 1971`de çıkardığı Teaser and the Firecat albümüyle başarının tadını çıkarmaya devam etti. Bu albümde "Peace Train", "Morning Has Broken" ve
"Moonshadow" gibi birçok hit parça yer alıyordu. 70'li yıllarda yeni albümler yayımlamaya devam etti.



Müslüman oluşu

1976 yılında bir kaza sonrası boğulmak üzere olan ve Tanrı'ya yakaran Cat Stevens, yıllar sonra VH1 kanalında o anda şunları aklından geçirdiğini söyler: “Oh God! If you save me I will work for you,” (Tanrım, eğer beni kurtarırsan senin için çalışacağım). Bu ölüme yakın deneyim onun ruh halini değiştirdi. Kardeşi David, Kudüs'te bir camide görüp, içini rahatlattığını düşündüğü için[kaynak belirtilmeli] aldığı Kur'an-ı Kerim'i Cat Stevens'a hediye etti ve böylece İslamiyet`e geçişi başlamış oldu. 



1977 yılında Müslüman olarak Yusuf İslam olarak ismini değiştirdi.


Din değiştirmesinden sonra uzunca bir süre müzik kariyerine ara verdi. Sahnelerden uzaklaştı, hatta müzik şirketlerinden artık albümlerinin dağıtılmamasını rica etti fakat bu talebi reddedildi. 



2006 yılında oğlunun evinde eline aldığı gitar ile birlikte bu kararını 28 yıl sonra değiştirdi.



Önce kendi eski şarkısı olan Father and Son şarkısını Ronan Keating ile söyledi. Ardından 2006 yılında An Other Cup albümünü çıkardı. Ardından, 5 Mayıs 2009'da olumlu eleştiriler alan albümü Roadsinger piyasaya çıktı. 



Müzisyen son olarak 2014 yılının sonlarında Tell 'Em I'm Gone isimli son albümünü piyasaya çıkarttı.


Şu an eşi Fauzia Mubarak Ali ve altı çocuğuyla birlikte Londra'da yaşamaktadır.



Albümler


Cat Stevens adıyla
Matthew & Son (1966)
New Masters (1967)
Mona Bone Jakon (1970)
Tea for the Tillerman (1970)
Teaser and the Firecat (1971)
Catch Bull at Four (1972)
Foreigner (1973)
Buddha and the Chocolate Box (1974)
Saturnight (Live in Tokyo) (1974)
Numbers (1975)
Izitso (1977)
Back to Earth (1978)
Majikat (2005)
Gold (2005 derleme)
My lady d'arbanville
Birçok derleme ve antoloji


Yusuf İslam adıyla

The Life of the Last Prophet (1995)
I Have No Cannons that Roar (1998)
Prayers of the Last Prophet (1999)
A is for Allah (2000)
I Look I See (2003)
Footsteps In The Light (2006)
An Other Cup (2006)
Roadsinger (2009)
Tell 'Em I'm Gone (2014)

https://tr.wikipedia.org/wiki/Cat_Stevens